GAZİANTEP MANGALASI KURALLARI SAYIN ABDÜLKADİR EVİŞEN'E T

2007-10-04 17:49:00

 

Merhaba,

 

Çok kıymetli bir Mangala dostundan, Sayın Abdülkadir Evişen'den 20.9.2007 tarihinde bir mektup aldım. Mektubunda hem kuralları açıklamış, hem de konu ile ilgili olarak Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreteri Gonca Tokuz hanımefendi tarafından kaleme alınmış bir makaleyi göndermiş. (Abdülkadir Beyle tanışmamızın hikayesini ayrıca yazacağım) Abdülkadir Evişen Bey, mektubuyla birlikte Gaziantep'te oynanan Mangala oyununda kullanılan taşları da göndermek nezaketinde bulunmuşlar. Kendisini bu güzel oyunumuzu yaşatmaya çalıştığı için tebrik ediyor, zahmetleri için teşekkürler ediyorum. Yaptığı iş okadar büyük ki anlatılamaz. Her türlü takdirin üzerinde bir hizmet ifa etmiştir, etmektedir. Milletimiz ona şükran borçludur, çünkü kaybolan bir milli hazinemizi gün ışığına çıkarmaya çalışmaktadır. Bana yazdığı mektubunun Gaziantep'te oynanan Mangala oyununun kurallarıyla ilgili bölümünü ve sözü edilen makaleyi aşağıda dikkatlerinize sunuyorum.

 

Arslan Küçükyıldız

 

            ..............

            Oyunun kurallarına gelelim.

            Fotokopide anlatılan oyun düzeni ekseri doğru olmakla son araştırdığım tespitler ve mantığa uygun halini yazıyorum.

A)    Yedişerli iki sıralı gözleri olan bir oyun tahtası seçilir.

B)     98 adet it boncuğu (size fazlaca yolluyorum) on dört göze rastgele ve hiçbir göz boş kalmayacak şekilde dağıtılır.

C)    Rakip iki oyuncudan birisi avucuna bir miktar taş(it boncuğu) saklayıp “Tek mi, Çift mi?”diye sorar.Karşı taraf ne olduğunu bilirse başlama sırası onda, aksi olunca taşı saklayandadır.

D)    Oyuna başlayarak oyuncu kendi tarafındaki yedi gözden en soldakilere avucuna alıp saat yönünün tersi olmak üzere her göze birer boncuk bırakır. Boncuğun sonunu hangi göze atmış ise aynı işleme o gözdeki (bir sonraki gözden değil) boncuklarını alarak devam eder.

E)     Eğer avucundaki son boncuk, içinde boncuk olmayan göze denk gelir ise oyun oynama sırası karşı taraftadır.

F)     Her zaman oyuna başlayan başta ve arada olmak üzere daima soldaki boncuk olan gözdeki ileri alarak devam eder.

G)    Oyunculardan birisi boncukları dağıttığında son boncuk, gözündeki sayıyı iki veya dört ederse (boncuk miktarı ) o göz ve karşısındaki gözdeki boncukları kazanç hanesine kor. Keza son boncuk, gözdeki boncuğu ikiye tamamladığında eğer o gözün solundaki iki veya dört ise aynı şekilde o göz ve karşısındaki gözdeki boncukları da kazancına ekler.

H)    Oyunculardan birisi G şartına uyarak boncuk alırsa oyun sırası karsıya geçer.

İ)       Boncuklar bittiğinde sayılır, çok olan kazanmış olur.

J)       Oyunun hilesi:oyunu iyi takip edip sayıları (gözlerdeki boncuk miktarları) aklında tutabilen oyuncu eğer yenileceğini tahmin (veya hesap) ederse rakibin görmez tarafından gözlerdeki boncuklardan birisini hissedilmeyerek şekilde ama yakalanır ise yenik sayılır.

      Bu MANGALA oyununu küçüklüğümde çok seyrettim. Oyuncular iddialı idiler. Ancak iddialarında ve karşılığında neler var idi bilmiyorum.

      Bu oyunu hatırlamam ve öğrenmemde vesile olan, bana bu işi bir vazife yapıyormuşum hissi veren Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreteri Gonca TOKUZ hanımefendiye, oyunculardan Harat (Ağaç tornacısı) Ahmet KUŞOĞLU ’na, Şandır Ali lakaplı Ali KARABAY’ a (bilhassa son olarak oyunu oynadığım ve kaidelerim tespit edip öğrendiğim kişi) sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

..............

 

Abdülkadir Evişen

Y.Mimar-Mühendis

 

 

 

 

                        20. YÜZYILDA GAZİANTEP’TE EĞLENCE HAYATI

                                                           Gonca TOKUZ

                              Gaziantep Üniversitesi Yayını Vakfı Yayın No: 14

 

 

 

            Mangala

 

Mangala oyununa yörede “Mangala”, “Mancala”, “Menkala” da denilir. Arapça “menkul” “menkule” sözcüğünden dilimize geçen bu sözcük; nakledilmiş, bir yerden bir yere  taşınmış, taşınan anlamına gelir.

 

Dünyanın en eski oyunlardan biri olduğu sanılan, kuralları çok basit olan bu oyunun MÖ 1400 yıllarda Mısır’da oynandığı, Mısır’da Memphis, Thebes ve Luxor tapınaklarında oyunun oynandığı taş blokların bulunduğu, aynı taş bloklara Sümer Uygarlığında da rastlandığı ifade edilmektedir. Gaziantep Kalesinde yapılan kazılarda biri büyük 7’li, ikisi küçük 6’lı üç adet mangala oyunun oynandığı taş bloklar bulunmuştur. Taş bloklar halen Gaziantep Kalesindedir.

 

 

Fotoğraf No: 67                                                                         Fotoğraf No: 68

 

                   Gaziantep Kalesindeki 6’lı mangala Oyunu Blokları

 

 

 

 

                                                             Fotoğraf No: 69

 

                                 Gaziantep Kalesindeki 7’li mangala Oyunu Blokları

 

 

 

            Fotoğraf No: 70

 

 Oyun iki oyuncu tarafından oynanmaktadır. Oyun taşının veya tahtasının üzerinde her iki oyuncuya ait oyunun oynandığı 6’şar veya 7’şer küçük oyuk, bazen de skorların belirlendiği birer büyük oyuk bulunur. ( Bu Gaziantep’te tespit edilememiştir.) Oyun taşı olarak tohum, taş,  bilye veya başka şeyler de kullanılabilmektedir. Taşlarının karışmaması

 

                                              

                                               Fotoğraf No: 71

 

                                        Kahvede Mangala Oyunu    

 

                                                           Fotoğraf No: 72

 

 

 

 

 

için oyuncuların taşları farklı olabilir ama şart değildir. Gaziantep’te Mangala oyunu peçiç oyununda olduğu gibi “it boncukları” denilen taşlarla “mangala tahtası”üzerinde oynanmaktadır. Bugün yaşı 70-80 denilen 70-80 cm ’in üzerindeki kişiler, oyunun Gaziantep ‘te Mangala tahtası denilen 50-60 cm eninde, 25-30 cm boyunda tahta üzerinde, it boncuğu kullanılarak oynandığını doğrulamışlardır. Orijinal mangala tahtası bulunamamış ancak kaynak kişilerin verdiği bilgiler doğrultusunda 7’li mangala tahtası yaptırılarak oyun oynanması sağlanmıştır.(1)

 

Gaziantep’te tespit ettiğimiz mangala oyununda oyun tahtasında 14 oyuk bulunmakta olup, toplam 98 taş ile oynanmaktadır. Kaynak kişiler, oyunun başlangıcında her oyuğa 7 taş konulduğunu fakat bunun kesin kural olmadığı daha çok sayıda taş veya boncuk yerleştirilebildiğini ifade etmişlerdir. Oyunu başlamadan önce oyunculardan birisi avucuna bir miktar taş alır ve “tek mi çift mi?”diye sorarak oyunu başlatacak kişiyi belirler. Oyun başlar ilk oyuncu kendisine göre en soldaki oyuktaki tüm taşları alır ve sol en baştaki taşları aldığı oyuğun yanındaki oyuktan başlamak üzere, tüm oyuklara birer taş bırakılır. Taşlar saatin hareketinin ters yönünde hareket ettirilir. Oyuncu elindeki son tüm taşı bıraktıktan sonra bu kez, son taşı koyduğu oyuğun bitişiğindeki oyuktaki tüm taşları alarak aynı işleme devam eder. Taşların dağıtımı esnasında son taş boş oyuğa gelirse, “yattı” denir ve sıra karşı oyuncuya geçer. Bu kez diğer oyuncu yine kendi tarafında en soldaki oyuktan başlamak üzere taşları birer birer oyuklara dağıtır, yani hareket ettirir. En soldaki oyukta taş yoksa bitişiğindeki oyuktan, onda da taş yoksa bitişiğinden taş alarak oyunu devam ettirir. Oyun oynanırken yani taşlar dağıtılırken, oyuklarda iki veya dört taş kalırsa oynayan oyuncu hem çift taşların bulunduğu oyuktaki tüm taşları, hem de oyuğun karşısındaki oyuktaki yenmiş yöre deyimiyle ”kıvrıtmış” olur.

 

Oyunda yengi bedeli oyundan önce kararlaştırılır. Bedel yemek, tatlı, para v.s olabildiği gibi oyun kumar amacıyla oynandığında kesinlikle para olmaktadır. Oyunun bir zamanlar 50’li yıllarda yoğun olarak kumar amacıyla oynandığı, kumar oynayanların para bulamadıklarında evlerinden eşya getirerek oyunu devam ettirdikleri ifade edilmiştir.

 

Mangala Oyununun daha çok Tabakhane Mahallesinde ve özellikle Acer Kahvede oynandığı tespit edilmiştir. (2)

                                                  

                                                            Fotoğraf No: 73

           

 

Özellikle 1956,57,58 yıllarında yani 50’li yıllarda Tabakhane semtinde mangala oyunu oynayanlar arasında en iyi oyuncuların başta Topal Haydar olmak üzere, deli Tahir (Tahir Delikoyun ), Sütçü Gani (Gani Akarçay ), Narey Mamet (Mehmet Narey), Gındırış Mamet (Mehmet Akbulut), Hanay Ayvaz (Ayvaz Uslu) olduğu tespit edilmiştir. Şu anda bu oyunu bilen ve oynayanlar Hanat Ahmet lakaplı Ahmet Kuşoğlu, Tirey Hasan Gezer ve Ammi Memik lakaplı Memik çakıcı’dır.

 

                                                  

                                                           Fotoğraf No: 74

 

              Bu oyun ile ilgili olarak terzi esnası arasında söylenen bir söz vardır. ”Mangala tahtası değil, bayram haftası”.(3)

 

DİPNOTLAR:

 

1. Mangala oyununun tespitinde aylarca kaynak kişilerin bulunması için çabalayan ve sonunda kaynak kişileri bularak Pan Kahve’de oyunun oynanmasına ve kayda almamıza imkân sağlayan ve mangala tahtasını kendi elleriyle yapan mimar-mühendis Sayın Abdülkadir Evişen’e çok teşekkür ederim.

2. Acer Kahve eskiden Tabakhane’de merkezi bir yerindedir. Sonra kahvehanenin yeri Namık Kemal İlkokulu olmuştur. Şimdi aynı yerde plastik fabrikası bulunmaktadır.

3. Bilindiği gibi bayram haftası terziler için yılın en önemli zamanlarıdır. Hazır elbiselerin yaygınlık kazanmadığı bu zaman diliminde, 1950’li yıllarda bayramlık elbiselerin bayramdan önce teslimi çok önemlidir. Bu sözle, konunun mangala tahtası gibi basit bir konu olmadığı, çok önemli bir konu olduğu özellikle vurgulanmaktadır.

 

Makaleyi sanal ortama taşıyanın notu: Tarayıcım çalışmadığı için resimleri tarayamadım. Gaziantep’ten bu taşların yeniden çekilmelerini isteyeceğim, bakalım! (Arslan Küçükyıldız)

 

                          

 

 

 

137
0
0
Yorum Yaz