Önemli Geleneksel Türk Çocuk Oyunları site adresleri

2008-01-11 19:55:00

Aşağıdaki sitelere bakmanızı tavsiye ediyorum:   DİVAN-I  LÜGAT-İT TÜRK 'TE YER ALAN VE XI. YÜZYILDA TÜRKLER ARASINDA YAYGIN OYUNLAR  http://egitimdergi.pamukkale.edu.tr/makale/say%C4%B145/19-D%C4%B0VAN%C4%B0.pdf   YAŞAYAN ÇOCUK OYUNLARIMIZ http://www.thbmer.gazi.edu.tr/yayinlar/pdf/ygco.pdf   GELENEKSEL TÜRK ÇOCUK OYUNLARI http://www.zamanvemekan.com/cocukoyunlarii.asp   TÜRK ÇOCUK OYUNLARI http://www.millikultur.net/cocuk_oyunlari-sayfa-1.html   AMASYA ÇOCUK OYUNLARI http://www.yuvakoyu-amasya.com/index.php?option=com_content&task=view&id=30&Itemid=39   GELENEKSEL ÇOCUK OYUNLARI http://www.dinlence.com/modules.php?name=cocuk_oyunlari&sayfa=28   MUŞ ÇOCUK OYUNLARI http://www.turkforum.net/showthread.php?t=423702   ve çeşitli halkbilim malzemeleri için: http://www.turkforum.net/showthread.php?t=424325... Devamı

Aralı Emen

2008-01-11 20:44:00

Mangala oyununun Anadoluda bilinen bir diğer adı da Emen. Aşağıdaki sitede Mangala ile adı dışında pek ilgisi olmayan ama çok güzel bir oyun var. Aralı Emen:http://www.zamanvemekan.com/araliemen.asp ARALI EMENEn az beş kişilik iki takımla oynanır.Takımların oluşumu ve emenin kim tarafından korunacağı tekerlemelerle belirlenir.Emen meydan ortasına konulmuş bir taştır.Birinci takının görevi rakip takım oyuncularının emene dokunmasını engellemektir.İkinci takımın görevi ise emene dokunarak ele geçirmeye çalışmaktır.Birinci takım emen taşının etrafını çevreleyerek rakip takımın taşa dokunmasını engellemeye çalışır.Bu sırada ikinci takım oyuncuları meydana yayılarak emeni koruyan oyuncuları rahatsız etmeye başlarlar.Bu mücadele esnasında ikinci takım oyuncularından emene dokunmaya çalışanlardan yakalananlar oyun dışı kalırlar.Eğer ikinci takım oyuncuları birinci takım oyuncularından birisiyle emen arasından yakalanmadan geçerse birinci takımın bu oyuncusu da oyun dışı kalır.Bu yarışma emen ele geçirilinceye ya da ikinci takım oyuncularının tamamı oyun dışı kalıncaya kadar devam eder. http://www.kussaray.net/modules.php?name=cocuk_oyunlari&sayfa=1_3 Devamı

Dokuz Kumalak/Taş Oyununun Temel Kuralları

2007-12-28 18:45:00

Yazan Doç. Dr. Abdulvahap KARA   Daha önce http://www.turkfolkloru.com sitesinde yayınlanmış olan Sn. Doç. Dr. Abdulvahap KARA'nın "Dört Bin Yıllık Türk Zekâ ve Strateji Oyunu: Dokuz Kumalak (Dokuz Taş)" makalesinde bahsedilen oyunun kurallarını bu makale sizlerle paylaşıyoruz.Dokuz kumalak/taş oyunu özel olarak hazırlanmış oyun tahtasında iki kişi arasında oynanır. Oyun tahtası 18 çukur veya göz(1), 162 taş(2) ve yutulan taşları koymak için iki hazineden(3) ibarettir. Yani, her iki oyuncu 9 çukur, 81 taş, bir hazine olmak üzere oyun tahtasını paylaşır. Oyun tahtasının genel yapısı aşağıda verilmiştir:I. oyuncunun tarafı999999999Hazine 1 (II. Oyuncunun aldığı taşları koyması için)Hazine 2 (I. Oyuncunun aldığı taşları koyması için)999999999II. oyuncunun tarafıOyunun Amacı ve Özellikleri1. Dokuz taş oyunun amacı, zihin gücüyle türlü yöntemler kullanarak ve düşünme kabiliyetinden yararlanılarak 8 taş kazanmaktır.2. Eğer her iki taraf 81 taş toplarsa, oyun berabere olur.Oyuna Başlama ve Hamle Yapma Özellikleri1. Hamle, oyuncular tarafından sırayla gerçekleştirilir. Oyuna kimin önce başlamasını belirlemek için kura çekilir veya oyuncular kendi aralarında anlaşırlar.2. Hamle yapmak için herhangi bir çukurdaki taşları alarak, bir taşı yerinde bırakarak, soldan sağa doğru teker teker her çukura bir taş bırakarak bitiririz. Eğer son taşın konduğu çukurda tek sayılı taş varsa, bu taşla çift sayı olur (yani 4, 6, 8, 12), o zaman bu çukurdaki taşların hepsi kazanılır ve kendi hazinemize yerleştirilir. Eğer son taş karşı tarafın çift sayılı çukuruna denk gelip, tek sayı yaparsa ( yani 5, 7, 9 ...) veya kendi tarafımızdaki çukurlardan birine denk gelirse, o zaman taş kazanılmaz.Örneğin:98765432199961010101010Oyuna başlayanın hazinesine 10 t... Devamı

Göğe Merdiven

2007-11-01 17:33:00

Okuyucularım Mangala'yı neden kendime mesele yaptığımı soruyor. Konuyla ilgili bir makaleyi dikkatinize sunuyorum:   Göğe Merdiven- Aybars Fırat Küçük Meseleler Çok karmaşık meselelerimiz var. Bir kısmı şahsi olsa da, genel meselelerle ilgili oldukları için, çözülmedikleri sürece hepimizin sorumluluğunda bizim alakamızı bekliyorlar. Biz de boş durmuyor, bir araya geldiğimizde bunları konuşuyoruz. Bir anda bakıyoruz ki sohbet memleket meselelerine, dünya ölçeğindeki meselelere gelivermiş. Çoğunlukla, bu çok büyük meseleleri konuşmaktan, bizim de omuzlayıp müdahil olmamızla çözülebilecek küçük meseleleri bizzat ele almayı ve çözmeyi konuşmaya vakit bulamıyoruz. Ağabeylerimiz, bu duruma "Vatan kurtarmak", "Mesele geçmek" filan gibi isimler vermişler. Demek ki sadece biz değil, önceki nesiller de, istisnalar bir yana, aynı durumda imiş. Meseleleri sadece konuşuyorlarmış. Görünen o ki sonrakiler de, eğer kendi alanlarında dünyanın en iyileri olmayı başaramazlarsa, bize benzeyecek; Küçük bir meseleyi kendine dert edinip çözmeye koyulmak yerine büyük meseleleri konuşmaya devam edecek! Meseleler çözümsüz kaldıkça da bizim adımıza birileri bunları çözmeye kalkacak. Gün gelecek, Allah korusun, bizim meselemizi çözen, bizi idare edecek! Meseleler çözülmek için vardır. Konuşulması da çözüm bulmak içindir. Biz adeta bundan zevk alır hale geldik. Çünkü çözmek yerine yanmakla meşgulüz. Elbette çözülmüş meselelerin yerine yenileri çıkabilir. Ama öncelik, mevcut meselelerin çözülmesindedir. Bunun yolu da, birilerinin çıkıp, küçük-büyük demeden, kendilerini çözüme adamasından geçmektedir. Bunu en yukarıdakilerden başlayarak herkes yapmalıdır. "Başkaları çözsün, bana ne!" yahut" Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!" diyemeyiz. Gemimiz batmak üzeredir ve hepimiz bu gemiyle birlikte batma tehlikesiyle karşı karşıyayız. İşin bir başka boyutu var; çeşitli meselelerle aynı anda uğraşmak çözümsüzlük getiriyor. Mutlaka sınırlar ve belli meselelerle... Devamı

ELBİSTAN İÇİN YARDIM ÇAĞRISI

2007-11-01 16:35:00

Değerli ziyaretçilerim, Aldığım bir bilgiye göre Elbistan Ulu Camii'nin bir köşesinde bir taş varmış. Tahmin ettiğiniz gibi bu taşın üzerinde bizim peşinde olduğumuz mangala oyununun oynandığı kuyular varmış. Anlatanlar, oynanan oyunun Mangala oyunu ile aynı oyun olduğunu tarif ettiler. İhtiyarlar, namaz için beklerken bu oyunu (adı mangala mı idi yoksa başka bir isimle mi oynanıyordu bilmiyoruz) oynarlarmış. Caminin şimdi emekliye ayrılmış olan eski imamı Sefer Burak hoca, ne yazık ki on beş yıl görev yeptığı bu camide böyle bir taşa rastladığını hatırlamıyor. Çünkü camide çok büyük ölçüde restorasyon yapılmış, hala da yapılıyormuş. Bu arada eski kitabeler bile kapanmış, kazınmış. Bu konu, ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu ama, bizi ilgilendiren kısmı bu oyunun oynandığı taşın nerede olduğu, ya da olabileceği. Şimdi sizlerden ricam; Bir zamanlar Elbistan Ulu Camiinin bir köşesinde yer alan, üzerinde 14 veya 16 kuyunun kazılmış olduğu bir taşın şu anda nerede bulunduğunu bilen ya da görenlerin, bu oyunun şimdi oynanıp oynanmadığını bilenlerin, oyunun kurallarını hatırlayanların yerini yurdunu bilen varsa acilen bana bildirmeleri. Milletimizin kaybolan bir kültür hazinesini günışığına çıkarmamıza yardımcı olunmasını rica ediyor, yardımcı olabilecek olanlara da şimdiden teşekkür ediyorum. Arslan Küçükyıldız akicikyildiz@yahoo.com Devamı