NEVRUZ VE KUMALAK OYUNU (KIRK KUMALAK)

2007-09-14 00:34:00

NEVRUZ Hemen hemen bütün milletlerin kültüründe görülen yeni yıl törenleri, kimi zaman hayvancı toplumun hayat şartlarına, kimi zaman tarım toplumunun hayat şartlarına uygun zamanlarda çeşitli pratiklerle kutlanmış. Toplumların yaşadığı coğrafi şartlar, onların ekonomik yapılarını belirlemiş, kutsanan ve kutsal sayılan ekonomik yapı, toplumun inanç yapısı ile birleşmek suretiyle bazı pratiklerin yapılmasını sağlamış. Doğrudan doğruya inanca bağlanan gün bilgisi, Asya ve Ön-Asya toplumlarında, benzer veya aynı iklim ve coğrafi şartlara sahip olduğu için zaman birlikteliğine, ad benzerliği ve uygulanan pratik benzerliğine ayniliğine vesile olmuştur. Nevruzun kaynağı ile ilgili çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bu kaynaklar, Türkistan merkezli olmanın yanında Türklerin komşu kültürler ile olan ilişkileri sonucunda, bu kültürlere de bağlanmaktadır. Türkler arasında en yaygın inanma, Ergenekon’a bağlanan anlatmadır. Türk-Kalmuk mücadelesinde İl Han’ın küçük oğlu Kıyan ile İl Han’ın kardeş oğlu Nüküz tutsak oldukları yerden kadınlarını da alarak kaçarlar. Savaşta ordu kurdukları yere gelirler. Burada düşmandan kaçan hayvanlar bulurlar. Yeniden düşmanın gelmesinden ve esir olmaktan endişe ederek buradan ayrılıp kimsenin bilmediği dağlara tırmanır, kimsenin gidemediği patikaları aşarak bir vadiye ulaşırlar. Burada hayvanlarını yetiştirir, çocuklarını büyütürler ve zamanla çoğalırlar. Bu vadinin adına da Ergene Kon adını verirler. Ergene, dağ kemeri, Kon ise dik anlamına gelmektedir. Sığındıkları yer de dağın doruğunda bir vadidir. Boy boy, oymak oymak çoğalırlar, aradan dört yüz yıl geçer ve artık Ergene Kon’a sığmazlar. Atalarının düşmanlarıyla olan mücadelesi ve soy kırıma uğradıkları bilgisi nesilden nesile aktarılarak yayılır. Ortak şuur haline gelir. Sonunda, bir demircinin yol göstermesi ile dağı eritip yol açarlar. O gün oradan dünyaya çıkarlar. Bu çıkış, kurtuluş günü olarak bilinir. Ebu’l-Gazi Bahadır Han’ın yazdığına göre, ku... Devamı

KUMALAK SÖZÜ

2007-09-14 12:31:00

Kumalak sözü deve veya koyun pisliğini ifade eder. Aşağıda şamanlardan bahseden makalede de geçiyor. http://www.halukakcam.com/6/Notes/Hermetizm3_1980.htm Türkiye'de koyun kıkı, kık olarak bilinmektedir. Türkiye'de oynanan oyunların bir kısmında kullanılmaktadır. Devamı

MANGALA HK. ( METİN AND'IN MAKALESİ )

2007-09-14 00:28:00

Oyunla ilgili etraflı bir makale (Metin And):   http://www.halksahnesi.org/incelemeler/oyun_cocuk/oyun_cocuk.htm Devamı

KASTAMONU'DA MANGALA

2007-09-14 11:30:00

Re: Toguz Korgool (Dokuz Tas) Posted by: "Kastamonulu1 Kastamonulu1" kastamonulu1@gmail.com kastamonulu1 Date: Mon Aug 6, 2007 2:28 am ((PDT)) Memleketim olan Kastamonu / Devrekani'de "kuyu" veya "amen" denilenbenzer bir oyun vardır. Bu oyunda karşılıklı iki sıra olarak beşer kuyudan (çukur) toplam on çukur açılır. İçerisine dokuzar taş konulur. Sıraya göre ve tercihe göre kişi kendi tarafındaki beş kuyudan birinden başlar ve saat yönü veya tersibaşlayana göre belirlenerek dağıtılmaya başlanır. Taşları alınan kuyuyabırakılmadan başlanarak eldeki taşlar bitene kadar dağıtılır. Sonuncu taş konan kuyuda başka taş varsa tamamı alınarak dağıtılır. Eldeki son taş boş bir kuyuya denk geldiğinde karşısındaki kuyuda kaç taş varsa tamamı kazanılmış sayılır. Hareket edilemeyecek seviyede az taş kalınca oyun biter. En fazla taşı olan kazanmış sayılır. Makalede anlatılan mankala oyunlarına göre yöremizde oynanan(küçükken ben de oynamıştım ama şuan hatırlayamadığımdananneme sorarak bu kadar hatırlayabildik) bu oyunun daOrtadoğu kökenli olduğu kanaati uyandı. Ayrıca bölgemizde oynan beştaş adlı bir oyun daha vardır. Bunda da taşlardan biri yukarı atılarak taş düşene kadar diğerleri ya ele alınır veya çeşitli şekillerdeişler yapılarak bir sonraki aşamaya geçilir. Bu oyunu Amerikan filmlerinde degörmüştüm. Tam ismini hatırlamıyorum. Bir başka oyun olarak ise adına "cöge" (ö harfi o-ö arası bir şekilde söylenir) dediğimizbir oyun daha oynanmakta idi. Bu oyun harmanlarda veya düz yerlerde oynanırdı.Köklü bir taşın toprak üstünde kalan küçük kısmına (5-10 cm toprak üstündebir tencere ters dönmüş kadar bir çıkıntı) küçük bir taş konulur ve çeşitli yöntemlerleseçilen (genelde taşı en uzağa fırlatma veya bir hedefi vurma) kişi ebe o... Devamı

HAZIRA DAĞ DAYANMAZ!

2007-09-14 10:59:00

Mangala veya Mankalah, Türkologların ifadesine göre Min Kale (Bin Kale) sözünden türemiştir. Bildiğiniz gibi Eski Türkçede bin sözü min ile ifade ediliyordu. Halen Kıpçak Türkçesinde Kazakistan ve Kırgızistanda bu şekilde kullanılmaktadır. Kale sözü de Türkçedir.   Biz Türkler olarak oyunumuza yeterince ilgi göstermiyoruz. Halen dünyanın çeşitli bölgelerinde oynanan benzerlerinin arasındaki yerini tam olarak ortaya koyabilmiş değiliz.   Batılılar bizden aldıklarını bize mal etmiyor, sahiplenemezlerse başkalarına verip, sahibi başkasıymış gibi davranıyorlar. Büyük çaplı bir telif ve bu tür bilgiler üzerinden para kazanma olayı ile karşı karşıyayız. Oyunun piyasaya sürülmüş tahtaları, düzenlenen şampiyonaları, internet sürümleri, cep telefonu sürümleri hep bu şekilde yapılmış aşırmalardır. Hırsızlıktır.   Kendi kültürünü işlemeyenin elinden alıp işler ve kendine mal ederler! Bundan para da kazanırlar!   İşte size oyunun formlaştırılıp internet oyunu haline getirilmiş şekli, güle güle oynayın!   http://www.aflcio.org/unionshop/games/game_mancala.cfm   Ondan sonra biz neden bunu daha önce düşünmedik diye saçımızı başımızı yoluyoruz. Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye! Hazıra dağ dayanmaz! Ne zamana kadar ata mirasını böyle har vurup harman savuracağız? Soru bu!... Devamı