Toğız Qumalaq oyını / Dokuz Kumalak oyunu

2008-10-20 15:26:00


Toğız Qumalaq oyını / Dokuz Kumalak oyunu

http://www.turan.info/forum/archive/index.php?t-4565.html


AlperenKirim
27-11-2007, 16:16
4000 yıllık Türk strateji oyunu "Dokuz Kumalak" ın Türkiye'de derneği kuruluyor. Arslan Küçükyıldız'ın konu ile ilgili yazısı:

"Bugünlerde çok büyük bir meseleyi çözmeye çalışıyorum. Hepinizin yardımına ihtiyacım var. Konumuz, Türk Zekâ oyunlarının hakanı sayılabilecek bir oyun olan Mangala veya Mankala oyunu. Bu oyun, Türkiye ve Türkistan'da çok değişik adlarla bilindiği gibi, Dünyanın da yakından bildiği bir oyun. Maalesef, Türkiye'de, hızlı şehirleşmenin sonucu olsa gerek, neredeyse unutulmuş durumda. Zekâ geliştirmeye o kadar müsait bir oyun ki Avrupa'da ilköğretimde ders olarak okutulması bile düşünülmüş. Oyunu bizden başka herkes biliyor. Daha düne kadar babalarımızın oynadığı bu oyunu, biz birçok zenginliğimizde olduğu gibi bir kenara bırakmışız. Ortaya çıkarılıp yeniden yaygınlaştırılması gerekli olan harika bir oyunumuz. Biz unutulmaya bırakmışken, Avrupa ve Amerikalılar bu oyun üzerinde o kadar çalışmışlar ki, akıllara durgunluk verir. İnternette Mankala veya Mancala, yahut Bantumi olarak bir arama yaparsanız, karşınıza yüzlerce site, makale veya kitap çıkıyor. Oyunu İnternet üzerinde oynayabildiğiniz gibi, bilgisayarınıza indirip öyle de oynayabiliyorsunuz. Cep telefonlarınızda bile bu oyuna rastlamak mümkün. Ne yazık ki, bütün yazılı kaynaklarda oyun, Arap kökenli bir oyun olarak tanıtılıyor. Oyunla ilgili bir haritada Asya, Ortadoğu, Türkiye, Afrika'nın tamamı ve Güney Amerika'nın bir bölümü oyunun oynandığı alan olarak gösteriliyor.

http://www.turkgundem.net/icerik/images/stories/cesitli/dokuz_kumalak.jpg
Bütün dünyada oynanan Dokuz Kumalak'ın Fransız versiyonu

Bir oyun, aynı zaman diliminde dünyanın başka yerlerinde ortaya çıkıp, aynı anda oynanamaz mı? Evet oynanabilir. Ortaya çıkışları birbirinden habersiz de olabilir. Ama isimleri ve kuralları birbirine bu kadar yakın olamaz. Batılılar, "benzer sistemdeki diğer oyunları bu oyunun familyasına dahil edip, oyunun kökenini Araplara mal ederek" Garp kurnazlığı yapmış desek abartmış olmayız. Neden derseniz, Mancala , Mangala, Mankala, Kaleh, Kale gibi adlarla dünyada tanınan bu oyunun adının Türkçe bir kelime olan "Kale"den türediğini düşünüyorum. Görebildiğim kadarıyla Türkistan'a, Türkiye'ye gezgin, bilim adam ve benzeri kılıklarla gelen şarkiyatçılar, hadi adını koyalım, ajanlar, Türk çocuk oyunlarını tespit edenler bu oyunu da görmüş ve tanıtmışlar. Prof. Thomas Hyde, 1694 tarihinde yazdığı De Ludis Orientalibus adlı eserinin Türk oyunlarını tanıttığı bölümde Mangala oyununa da yer vermiştir.

Türklerin, Asya'ya Anadolu ve Mezopotamya' dan gittiğini biliyorsunuz. Sümerler Hititler, Etrüsklerin dil ve kültürlerinin incelenmesi vs. bu konuyla ilgili olarak oldukça geniş malumat veriyor. Mangala'nın gelişme ve dağılma alanları ile bu bilgiler de uyuşuyor. Muhtemelen Türklerin Mezopotamya' dan Asya'ya gitmeden önce öğrendikleri, Asya'ya giderken unutamadıkları nı, Asya'dan Anadolu'ya yeniden gelirken de canlı bir şekilde yaşattıkları bir oyun Mangala. Oyun Türklerin oyunu, çünkü başka milletler daha az taşla ve çukurla bu oyunu oynarken, biz dokuzar çukur ve taşla oynayabilmişiz. Yani oyunun en zengin hali bizde. Kanaatince zenginliğin en yüksek noktası, zirvesini kim başarmışsa o zenginlik ona aittir.

Bu oyunla ilgili ilk bilgilerimi 1992'de Kırgızistan'da, Bişkek'te Flarmoni binasındaki konser arasında tanıştığım gençlere sorduğum soruları, Manas, destanlar, oyunlar ve benzeri konulara merakımı gören bir delikanlının bana tanıştırdığı Prof.. Dr. Marat SARALAYEV' den aldım. Marat Hoca, bana atalarımızdan gelen ve çocukların, gençlerin zevkle oynadıkları Aşık, Küreş (Anadolu'daki aba güneşi), Ordo (büyük aşık kemikleriyle oynanan bir oyun) gibi oyunları büyük bir heyecanla, bizzat uygulanmalı olarak gösterdi. Bu arada Tokuz Korgool adındaki bu oyuna da dikkatimi çekti. Vakitsizlikten kurallarını öğrenmeye fırsat bulamadım. Oyunun tahtasını da göstermiş ve bir kitapçık vermişti. Kitapta iki oyuncu bu oyunu oynarken görülen bir resim vardı. Oyunculardan biri Dünya Satranç Şampiyon Kasparov, diğeri de bir Kırgız dokuz Korgol ustası imiş. Satrançtan daha çok zekâ gerektiren bir oyun olduğunu, dünya satranç şampiyonu Kasparov 'un Tokuz Korgool ustasına yenildiğini söyleyince çok heyecanlanmış ve Türkiye'ye döndüğümde bu oyundan bahsetmiş, Anadolu'da oynanıp oynanmadığını araştırmaya başlamıştım.

Marat Hoca'nın kulakları çınlasın.. Korgool 'un küçük bilyeye benzeyen kurumuş keçi dışkısı olduğunu, bu oyunun daha çok çobanlarca oynandığını anlatmıştı. Oyunun kurallarını öğrenecek kadar zamanım olmadığına halen yanarım.

Sözü uzatmayacağım Anadolu'da oyunun izini birkaç yerde tespit ettim. Görevim gereği Bolu Dörtdivan, Mersin Erdemli, Kastamonu ve Afyon Emirdağ'a gittiğimde bu oyunu bilenleri aradım. Bazı yerlerde oyunun çekimlerini de yaptım. Kuralları falan neredeyse unutulmuştu. Oynayan kişilerle bizzat oynayarak kuralları öğrenmeye de vaktim olmamıştı. Fakat belli bir konu üzerinde yoğunlaşamama gibi bir sıkıntımız olduğu için bu tespitler öylece kaldı. Sonrasında çocuk oyunlarını, mesela Çelik Çomak'ı yeniden canlandırma, turnuvalarını yapma gibi tekliflerim de oldu.. Gazi üniversitesinden Özbay GÜVEN'e de bu düşüncelerimi anlatmıştım. Hatta Türk Çocuk Oyunlarının derlenmesi amacıyla, internet üzerinde bir yazışma topluluğu bile kurdum ama dediğim gibi konuyla falan ilgilenmedim. Ta ki TRT'nin Yaz Sabahı programlarından birinin yayınını görene kadar. Gaziantep'te bir kahveden canlı yayın yapılıyordu ve ihtiyarlar ilginç bir oyundan bahsediyorlardı . Oyunu canlandırmaya çalışıyorlarmış. Baktım bizim Dokuz Korgol oyunu. Programın yapımcısı Şeref Ulucan vasıtasıyla kahvehane sahibini buldum ve oyunun kurallarını ve tahtasını bilenleri sordum. Oyuncuların telefonunu bilmediğini söyledi ve geldiğinde mutlaka bildireceğine söz verdi. Aradan bir, bir buçuk ay geçti. Tam ümidimi kesmiş, konuyu unutmuşken cep telefonumdan bir Osmanlı Beyefendisi beni aradı. Kendisini çok mütevazı bir şekilde tanıttı. Tanışma faslından sonra Abdülkadir EVİŞEN Bey'e oyunla ilgili bildiklerimi aktardım. Meğer o benden daha meraklıymış. Neredeyse telefonun öbür ucundan kalbini sesini duyuyorum. Çok heyecanlandı. Gaziantep'teki adıyla Mangala oyununun bir tahtasını ve oyununun kurallarını, oyunla ilgili kendisindeki bilgileri en kısa zamanda göndereceğine söz verdi. Bu arada oyunun cep telefonlarında, İnternette Mangala, Bantumi vb. adlarla oynanabildiğini söyledi. Ben de bu konuda İnternet'te bir bilgi var mı diye şöyle bir arama yapayım dedim. Aman Allah'ım! Mangala veya Mancala adıyla oynanan oyun hakkında karşıma yüzlerce site çıktı. En derli toplu bilgileri İngilizce Vikipedya'da buldum. Türkçesinde de biraz bilgi var. Bir yandan mevcut bilgileri topluyor, bir yandan da Türkçe kaynak arıyorum. Prof. Metin AND ve Doç. Dr. Abdülvahap KARA'nın makalelerine rastladım. Kara, makalesine "4000 yıllık Türk Zeka oyunu Dokuz Kumalak" başlığını koymuş. Böylece oyunun Kazakistan'da bu adla oynandığını, hatta oyunun federasyonunun olduğunu öğrenmiş oldum. Kemal ÇAPRAZ dostumdan Abdülvahap Beyin telefonunu aldım. Ve heyecanımı, bildiklerimi, Gaziantep'li Mangalacıların çabalarını kendisiyle paylaştım. "Bende" dedi. "Kazakistan' dan gelmiş fazladan bir oyun tahtası var. Ankara'ya size göndereyim." Tabii ben çok sevindim. Heyecanla postayı bekliyorum. Ertesi günü Abdülvahap Kara Bey'den bir telefon: "Ben Ankara'ya bir toplantıya geldim. Oyun tahtasını da beraberimde getirdim. Ziyaretinize geliyorum" Uzatmayayım, Hoca geldi, tanışma kısa sürdü, sohbeti oyunla sürdürdük. Dokuz Kumalak Oyunu'nun kurallarını, yanıma çağırdığım diğer meraklılarla birlikte öğrenmiş olduk. Burada kendisine minnetlerimi sunuyorum.

Aynı gün hemen bu Mangala bloğunu (sitesini) kurdum ve bulabildiğim bütün bilgileri buraya koymaya başladım. İnternet'ten fazla araştırma yapmanıza da gerek kalmadı. Buradan her türlü mevcut bilgiye ulaşabilirsiniz.

Şimdi ey uzmanlar, ey dilciler! Oyunun dünyadaki bazı adları Mankala, Mancala , Kalah, Kale. Türkiye'deki bazı adlar Kale, Mangala, Mella Gayası, (oyunun diğer adlarını buraya uzun uzun yazmayacağım, http://mangala. blogcu.com adresimden bakabilirsiniz) Mere köçtü, Emen, Dokuztaş.. Siz olsanız bu kelimelerin izini sürmez misiniz? "Kale" sözü Türkçe değil mi? Kalah Arapça'ya geçmiş olmalı. Mankala veya Mangala, bin kale'den veya men kale'den gelmiş olmasın? Her uzman, konuyu kendi açısından bir makale ile yorumlarsa müteşekkir olacağım. Böylece İngiliz, Fransız, Alman ..kültür ajanlarının, bizim ilgisizliğimiz sonucu elimizden alıp Araplara mal ettikleri bu öz be öz Türk oyunumuza sahip çıkmak için delil bulmuş olmaz mıyız!

Şimdi Türkiye'de bu oyunun oynandığı yerleri ve kurallarını tespit etmeye çalışıyor, bir yandan da boş durmuyorum: Sanal Mangala Derneğini kuruyorum. Oyunu (Mangala'nın Kazakistan'daki şekli olan Dokuz Kumalak oyununu) oynadığım her kişiyi ben üye yapıyorum. Abdülkadir Evişen Bey Gaziantep'ten, Abdülkadir Kara Bey de İstanbul'dan oyunu öğrettiklerini üye yaparlarsa Mangala oyunumuz yaygınlaşacak. Postacı (Kevin Kosther'in ) filminde olduğu gibi, oyunu öğrenen herkes ismini ve duygularını, düşüncelerini, bildiklerini bu sitedeki yazıların yorumlar kısmına bırakırsa bizim Mangala Derneğinin nasıl çığ gibi büyüdüğünü hep birlikte göreceğiz. Bu arada Dernek üyeleri ileride Mangala sektörünün öncüleri olacaklarını unutmasınlar. Sadece uzmanlar değil, grafikerler, tasarımcılar, programcılar, web programcıları, en önemlisi de bu alanda yatırım yapabilecek tüccarlar aranıyor. Saygıyla duyurulur.

http://www.turkgundem.net/icerik/index.php?option=com_content&task=view&id=3349&Itemid=1

zaherbebars
29-11-2007, 14:04
cok gozel yazi olmus tesekkurler

qamxan
16-12-2007, 03:42
Maraqlıdır,sağ ol bilgi üçün.Oyunu endirə biləcəyimiz bir qaynaq da tapan olsa lap yaxşı olardı.

Интересна.
Миллет,Улус,Народ,кто нибудь знает такую игру в Кыргызыстане-Токуз Коргоол?

BAWIR$AQ
16-12-2007, 07:47

 http://img212.imageshack.us/img212/5572/togizqumalaqbs9.jpg

Среди игр интеллектуальных любимой был тогыз кумалак – настольная игра. Для нее использовали четырехугольную деревянную доску, имеющую 18 продолговатых лунок (отау). В промежутке между рядами вырезаны еще две большие лунки круглой формы (казан). Каждый игрок (их два) имеет по 81 шарику, а в лунки кладут по 9. Ходы делаются поочередно. Выигравшим считается тот, кто забирал из лунок противника больше шаров. Игра была настолько популярной, что могли обходиться без доски. Для этого участники выкапывали необходимые лунки прямо на земле и проводили партии. Игра называется тогыз кумалак (девяткою) потому, что в основу 81 (9х9) и 162 (2х9х9) положено число 9, считавшееся у древних монголов и тюрков священным числом.

http://www.unesco.kz/heritagenet/kz/content/duhov_culture/holidays/nar_holiday.htm

138
0
0
Yorum Yaz